
En Fazla Tartışılan Düşük Karbonhidrat diyeti.
Düşük karbonhidrat diyeti hakkında bilmeniz gerekenler nelerdir? Düşük karbonhidrat diyeti kiloları yok etmek ve çok çalıştığınız kaslarınızı gösterebilmek için son zamanlarda "in" olan metotlardan.
Peki bu düşük karbonhidrat diyetinin ne kadar stoku var. Ve yağ tabakanızı yok etme konusunda yardımcı olabileceklermi?
Düşük karbonhidrat rejiminin kurallarını anlamanız, bu diyetin size uygun olup olmadığını gösterecektir. Bu kararı verebilmeniz için düşük karbonhidrat diyetinin nasıl çalıştığına, negatif yönlerine ve antrenmanlarınızla nasıl uyumlu hale getireceğimize bakalım.
Neden düşük karbonhidrat diyeti başarılı
Su ağırlığı kaybı
İnsanlar düşük karbonhidrat diyetine başladıklarında ilk başlarda görünüşlerinde belirgin bir fark görürler. Bu heyecan yaratır ve sonunda kilolarından kurtaracak sihirli kürü bulduklarına inanırlar. Bu tabi motivasyon ve programın uygulanması için iyi bir yöntem ama başlangıçtaki kilo kaybının asıl nedeni sistemdeki suyun atılmasıdır. Kastaki glikojen tükenince (daha az karbonhidrat tükettiğiniz için), su da tükenecektir. Yani bir sonraki hafta kilo verme hızınız azalmaya başladığında üzülmeyin. Aslında yavaş olan kilo kaybı gerçek olan kilo kaybıdır. (yani bir daha geri almayacağınız)
Aynı şekilde diyette amacınıza ulaştınız ve düşük karbonhidrat diyetini bıraktınız, son zamanlarda verdiğiniz suyun bir kısmını geri alabilirsiniz. Bir kez daha birkaç gün verin ve her şey normale dönecektir.
Açlık kontrolü
Düşük karbonhidrat diyetinin başarılı olmasının bir nedeni ise insanlarda açlık hissinin oluşmaması… Karbonhidrat insüline en çok tepkiyi teşvik edendir. Bu yüzden düştüğü zaman acıkırsınız. Diyetinizden karbonhidratı çıkardığınızda insülin seviyenizi kontrol edebilecek ve açlığı kovacaksınız. Ama eğer karbonhidrat alımını gerçekten çok düşürürseniz (%5 alınan kalori), ketoz durumu yaşarsınız ( vücudunuzun enerji için karbonhidrat yerine yağ kullanma durumu). Ketoz açlık hissiyatını ortadan kaldıran bir durumdur. Ama bazı insanlar ketoz durumundayken kendilerini iyi hissetmediklerini söylemektedir. Karbonhidrat kullanımı bu kadar azaltılmamalıdır.
Daha az yiyecek seçeneği
Düşük karbonhidrat diyetinde birçok alışılmış gıdayı hayatınızdan çıkaracaksınız. Unlu mamuller, ekmek, pirinç, patates beslenmenizden çıkarılacak dolayısıyla daha az kalori alacaksınız. Tabii eğer her akşam 12 onsluk biftek yerseniz, bu diyet bir işe yaramaz. Et ve yağ seçimlerinizde akılcı davrandığınız takdirde bu diyet çok kolaydır.
Düşük karbonhidrat rejiminin negatif yanları
Enerji seviyesi
Düşük karbonhidrat diyeti ne kadar avantaja sahip olsa da adil bir değerlendirme için negatif yanlarını da söylememiz gerekir. Muhtemelen en büyük negatifliği bir çok insanın diyet sırasında enerji düşüklüğü yaşamasıdır. Genelde karbonhidratı ketoz seviyesine getirmek kötü değildir ama normalde aldığınız karbonhidratın%10-%30 kadarını alıyorsanız vücudunuz yeteri kadar karbonhidrat alıyordur ve deneyecektir ama iş yaparlığı yakıttan dolayı kapalı olacaktır. Ve düşük kalorili yiyecekler yendiği için yorgunluk olacaktır. Bu genellikle idare edilebilir ama yine de bu yaklaşımı düşünüyorsanız bilmelisiniz.
Bulanık beyin
Düşük karbonhidratın diğer negatif özelliği ise beyni karıştırmasıdır. Bu yan etki ilk 2 hafta içinde geçecektir ama başlangıçta hayatı çekilmez kılacaktır. Eğer düşük karbonhidrat diyeti yapıyorsanız, sodyum ve potasyum eklemeyi düşünmelisiniz. Sodyumu almak çok daha kolaydır tabii eğer tuzsuz yemiyorsanız. Meyvelerden ve karbonhidratı yüksek besinlerden uzaklaşacağınız için – ki bunların hepsinin potasyumu yüksektir- potasyum oranınız düşebilir. Yiyeceklerinize tuzun yerine geçen ürünler serpiştirin, böylece bu sorundan biraz kurtulmuş olursunuz.
Düşük karbonhidrat rejimi ve antrenman
Eğer düşük karbonhidrat rejimini yapacaksanız, uyguladığınız antrenmanı biraz değiştirmeniz gerekebilir. Kardiyo hareketlerine daha önce yaptığınız şekilde devam edebilirsiniz. (bu hareketler genelde yağ yakarlar) Ama ilk hafta hareketleri tamamlamanın normalden daha zor gelebileceğini not edin. Sonrasında her şey normale dönecektir. Eğer ağırlık çalışmayı planlıyorsanız , karbonhidrat almanız gerekmektedir. Bunun 2 opsiyonu var:
1-Ağırlık kaldırmadan önce az miktarda karbonhidrat alın(mümkünse sonrasında da). Bunlar kaslarınızı harekete geçirmek için az da olsa enerji verecektir böylece antrenmanı tamamlayabilirsiniz. Amacınız 2 çalışma seti için 5 gram karbonhidrat almak olmalı.
2- Haftada bir karbonhidrat yüklemesi yapın. Böylece kas glikojen deposunu yeniden doldurmuş olacaksınız ve sonraki hafta antrenmana hazır olacaksınız. Eğer bu opsiyonu seçtiyseniz, vücut ağırlığınızın her 2.2 poundu için 5-10 gram karbonhidrat almalısınız. Eğer seçtiğiniz buysa, karbonhidratı aldığınız gün ve sonraki gün geçici bir su kilosu alacaksınız. 1-2 gün içinde eski halinize döneceksiniz. Karbonhidrat yüklemesi yapacağınız gün, alacağınız toplam kaloriyi ayarlayın ve alacağınız yağ miktarını düşürün. Bugün diğer 6 günden daha fazla kalori alacağınızı not edin. Ama yağ miktarını daha az alarak her şeyi kontrol altında tutabilirsiniz.
Düşük karbonhidratla filinta gibi olmak
Bu popüler metodu deneyecekseniz , bu faktörleri aklınızda tutun. Vücudunuzdaki yağların yok olması için gerçekten iyi bir yol olabilir tabii programı düzgün yapıp, uçlara kaçmazsak.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz

Diyet yaparken dikkat ediyormusunuz? diyet yaparken ölümcül hatalar yapabilirsiniz.
Diyet yaparken doğru olmayan kararlar verip, kilo vermenizi engelleyecek sonuçlara mı neden oluyorsunuz? Diyet hatalarını öğrenin, kilo vermeye başlayın!
Kıştan kalan birkaç kilo fazlanızı vermek için bahardan beri uğraşıyorsunuz Fakat henüz gözle görülür bir değişik elde edemediniz mi? Belki de diyet yapmaya çalışırken doğru olmayan kararlar verip, kilo vermenizi engelleyecek sonuçlara mı neden oluyorsunuz?
Fazla kiloluluk veya şişmanlık sorunu olanların yaptıkları birçok yanlış var, ama dört ortak yanlışın çok sık yapıldığı gözüküyor. İşte o yanlışlar...
YANLIŞ 1: Yağı azaltırsam, daha kolay kilo veririm
Kilo vermeyi planlayanların çoğu zaman farkına bile varmadan yaptıkları bir yanlış bu. Nedeni "Yağ kaybı için az yağ yemek şart" düşüncesidir. Eğer yiyeceklerinizdeki yağ miktarını azaltırsanız aynı anda karbonhidrat miktarını arttırmak zorunda kalırsınız. Yani (yeteri kadar doymadığınızdan) daha çok şeker, patates, beyaz pirinç, unlu yiyecekler ya da makarna yemeye başlarsınız.
Bu durumda kalori tasarrufu yapacağım derken daha fazla kalori alırsınız. Bu yiyecekler kan şekeri ve insülin düzeylerini hızla ve çok fazla artırdıklarından aldığınız fazla kaloriler kolayca yağa dönüşür. Kısacası bu çok önemli yanlışın bedeli kanda trigliseridin, şekerin artması, iyi kolesterol HDL'nin azalması ve kalça genişliğinizin biraz daha fazlalaşmasıdır.
Düşük yağlı diyetleri yapanları ikna eden en önemli önerme "vücutlarında biriken yağın nedeninin yiyeceklerdeki yağ olduğu" yanlışıdır. Gerçekten de yağdan alınan kaloriler, protein ve karbonhidrattan daha fazla olabilir. Ama ne var ki, besinlerden alınan yağların azaltılması kilo kontrolünde işe yaramıyor. Yiyeceklerindeki yağ miktarını, yüzde 40-45'lerden yüzde 30'lara indiren Amerikalılarda şişmanlık sorunu ikiye katlandı. Günlük enerjilerinin neredeyse yüzde 40'ını yağlardan karşılayan zeytinyağı düşkünü Giritlilerin ise böyle bir sorundan haberleri bile yok.
YANLIŞ 2: Tatlı-unlu hiçbir şey yememeliyim
Kilo yönetimini sabote eden yanlışlardan biri de "enerji yoğunluğu" düşük diyet ürünlerinden veya popüler diyet planlarından medet ummaktır. Bu düşünce ve yaklaşım da en az düşük yağlı beslenme yanlışı kadar sık yapılmaktadır. Sadece lahana veya kabak çorbası yiyerek ara öğünlerde yalnızca diyet ürünleri tüketerek ana öğünleri "3S Formülü" (salata, sirke, su) geçiştirerek kilo vermeye çalışanlar kısa bir süre sonra pes etmektedir. Bu yaklaşımla kısa vadeli bazı başarılar sağlansa bile yine aynı tehditler kısa sürede kapımızı çalacaktır: Lezzetsizlik, tekdüzelik ve sosyal yaşama uyumsuzluk bu "lezzet mağduru diyetleri" de kısa sürede rafa kaldırmanıza yol açacaktır. Kısacası, tatlı ve unlu karbonhidratları tamamen unutmak da yeteri kadar iyi sonuç vermiyor.
YANLIŞ 3: Aç kalırsam kilo veririm
YANLIŞ 3: Aç kalırsam kilo veririm
Kilo verme yolculuğunu sabote eden önemli bir yanlış daha var. Bu, çok önemli bir yanlış olmasına rağmen hep gözden kaçar: Hareketsizlik. Eğer sadece kilo vermeyi değil, aynı zamanda formda biri olmayı ve ulaştığınız kiloyu korumayı düşünüyorsanız, ne yapın yapın hareketlenin!
Her insana ayrı bir beslenme planı gerektiği, her insanın diyet yaklaşımının ona özel olarak hazırlanması gerektiği doğrudur. Ama hareket etmenin ve kas yapmanın yağ yakması herkesin ortak noktasıdır. Yeteri kadar fiziksel aktivite göstermek, metabolizmanızın ihtiyaç duymadığı fazla kalorileri yakmanızı sağlar (artmış enerjinin yağ olarak depolanmasını önler). Kaslarınız, siz uyarken bile sürekli enerji kullandığı, hele bir de merdiven çıktığınızda yüzme, tenis, bisiklet, kayak gibi egzersizleri yaptığınızda bir "yağ yok edecisi" gibi davrandığı için kilo kontrolünüz kolaylaşıyor.
YANLIŞ 4: Şimdi alayım sonrası kolay
Kilo sorunu olanların ortak bir günahı daha var: Sadece kilo vermeye takıntılı olmak. Kilo sorunlarına çözüm aradığım insanların çoğunun bu yanlışın da çoğu zaman farkına varmadıklarını görüyorum. Birçoğunun kilo almanın kazanılan gereksiz yağlardan kurtulmaktan çok daha kolay olduğundan haberi bile yok! Kilo vermek hem zor bir süreçtir, hem de siz kilo alıp verdikçe vücudunuz kilo almaya müsait hale gelir. İşin kötüsü "Aldığım kiloları nasıl olsa veriyorum. Onun için 3-5 kilo almamda mahsur yok" diye düşünenleri bekleyen bir başka tehlike daha var: Gözlemlerimiz tekrarlanan kilo alma-verme süreçlerini sadece kilo almayı kolaylaştırdığını değil, aynı zamanda kilo vermeyi de güçleştirdiğini, hatta imkansız hale getirdiğini gösteriyor.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz

Düğün dansınızın harika olmasını istiyorsanız, Hande Kayacık Dance Company nin ilk dans kursu tam size göre.
Düğün törenlerindeki en baş sahnesi: Kalabalığın karşısına çıkan gelin ve damat yarı panik, yarı şaşkınlıkla el ele tutuşur ve sallanırlar. 'Hande Kayacık Dance Company' tüm çiftlerin kabusu olan ilk dansı unutulmaz bir deneyime çeviriyor. Sadece nişanlı çiftlerin katılabildiği 'ilk dans kursu'nun eğitmeni Hande Kayacık'la konuştuk.
Düğün dansı kursu açma fikri nasıl ortaya çıktı?
Gelin ve damatların sağa sola sallanarak bir şeyler yapmasına çok üzülüyorum. Mesleğim gereği böyle şeylere çok dikkat ederim ister istemez. Böyle özel bir günde, ilk dansta, bütün gözler çiftin üzerindeyken, daha estetik ve uyumlu bir görüntü vermek gerekmekte. Bu düşünceyle 'düğün dansı' markası da ortaya çıkmış oldu.
Heyecandan öğrendiği dansı unutanlar oluyor mu?
Bir yılda yaklaşık 250 kişi evlendiriyorum, şu ana kadar öyle bir şey olmadı. Çünkü ezberletmek yerine öğretmeyi tercih ediyorum. Böylece dansdans bir hobiye dönüşmüş oluyor.
Hangi dansları öğretiyorsunuz?
Dans türü müziğe ve gelinlik modeline uygun seçiliyor. Ben çiftlere zarif, etkileyici ve öğrenmesi kolay olan slow dans veya rumba dansını öneriyorum. Sıkı çalışmayı göze alan çiftler, gelinlik modeli de uygunsa vals de yapabilirler.
Kursta bir gün nasıl geçiyor?
Önce dans etmeyi öğretiyorum, sonra da koreografi. Çünkü ezberlenen hareketler o günün heyecanıyla çabuk unutulabiliyor ya da yapmacık durabiliyor. Ben dans eden çiftlerin sanki 40 yıldır bu işi biliyorlarmış da o gece lütfedip dansa kalkmışlar edasında olmalarını istiyorum. Bu yüzden ilk dersler teknik ağırlıklı geçiyor. Dansın temelini, adımları, dönüşleri ve figürleri öğretiyorum. Sonra dans koreografisi... Son derste de çiftin sahneye girişinden çıkışına kadar tüm detayları prova ediyoruz. İsteyen çiftlerle bu provayı düğün mekanında da yapabiliyoruz.
Müzikleri neye göre seçiyorsunuz?
Çiftlerin seçtiği müziklerin uygun olup olmadığına bakıyorum önce. Eğer birşey seçmedilerse, en güzel düğün dansı şarkılarından oluşan bir CD veriyorum onlara.
İlk dansla ilgili çiftlere özel tavsiyeleriniz var mı?
Düğün günü gelinliği giydikten sonra DJ ve fotoğrafçıyla birlikte müzikli prova yapın. Mutlaka gülümseyin. Gülümsedikten sonra kimse hatayı fark etmeyecektir.
Adres: Karahasan Sokak Başoğlu Apt. No:6 D.1 Balmumcu
Tel: 0212 288 10 02
www.dugundansi.com
Bu sezonun en popüler düğün şarkıları
Ana Gabriel - Historia D'un Amour
Andy Williams - Can't Take My Eyes Off Of You
Elvis Presley - Always On My Mind
Kutsi - İlan-ı Aşk
Ferhat Göçer - Cennet
Zuhal Olcay - Pervane
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz

5 adımla Yeni yıla girerken güzelliğinize güzellik katacak.
Yeni yıl yepyeni kararlar almak ve uygulamak için harika bir fırsat. Kırışıklıklarınızın önüne geçebilir, sağlıklı saçlara kavuşmak hiçte zor değil.
Bugün, aldığınız yeni kararları hemen uygulamaya başlayın. Böylece yeni yılla birlikte çok daha güzel bir vücudunuz, kusursuz bir cildiniz olabilir. Hayallerinizin gerçek olması için kural çok basit: hedeflerinizi belirleyin, uygulayın ve asla yılmayın!
'Güzel gözlerim olacak'
Yatmadan önce makyajınızı çıkarın: Kirpiklerinizin kırılmaması için sürdüğünüz rimelin mutlaka yatmadan önce temizlenmesi gerekiyor. Bir parça pamuğa göz makyajını çıkaran jel sürün. Göz kapaklarınıza hafifçe bastırarak kirpik uçlarınıza doğru silin. Her gün bakım şart: Gözleriniz 25 yaşından itibaren kırışıklık giderici kremlere ihtiyaç duymaya başlar. Göz çevrenize hafif vuruşlarla göz kreminizi yedirin.
'Hiç kırışığım kalmayacak'
Gözeneklere kadar tertemiz bir cilt: Sabah ve akşam saatlerinde cildinizi kirden mutlaka güzelce arındırmanız gerekir. Aksi halde cildinizin yenilenme süreci yavaşlar ve yaşlanma belirtileri zamanla gözle görülür hale gelir. Bunun için haftada bir kez olmak üzere peeling yapmanız gerekir.
'Karnım dümdüz olacak'
Çatlaklara veda zamanı: Çatlaklara özel bakım ürünleri ve masajla, yıllardır kurtulamadığınız çatlaklarınızla bu yıl vedalaşabilirsiniz.
Yağlı bölgelere çimdik masajı: Çimdik masajı karın bölgesini sıkılaştıran harika bir yöntem. Vücut yağınızı sürdükten sonra canınızı hafif acıtacak şekilde minik çimdikler atın. Karın bölgenizin tümü hafif kızarana kadar devam edin.
'Sıkı bir vücudum olacak'
Sorunlu bölgelere bakım: Sabahları alınan 'soğuk-sıcak duş tekniği' kan dolaşımınızı hızlandırır ve dokuları sıkılaştırır. Ama işe yaraması için hiç aksatmadan her sabah uygulamanız gerekiyor. Bunun için sıcak suyla duşunuzu aldıktan sonra soğuk suyu yukarıdan aşağıya doğru vücudunuzda yavaşça gezdirmeniz gerekiyor. Vücudunuzdaki değişimi kısa sürede hissedeceksiniz.
Canlandırıcı masaj: Kalça, basen ve bacaklardaki selülitlere karşı masaj eldiveniyle sorunlu bölgeleriniz üzerinde dairesel hareketler çizin. Bu şekilde lenf akışı hızlanır ve sonrasında süreceğiniz anti-selülit kremleri daha çok etkili olur.
'Şımartan bakımlar yapacağım'
Rüyaya dalma zamanı: Sıcacık bir banyo, dinlenmenin ve gevşemenin en iyi yoludur. Suyun içerisine besleyici banyo köpüğü katın ve kendinizi içine bırakın. Siz renkli rüyalara dalarken teniniz de ipeksi bir güzelliğe dalsın.
Güzellik paketi: Boyun ve dekolte bölgemizi bakım yaparken unuturuz. Yılların ne kadar çabuk geçtiğini en çok hatırlatan da bu bölgelerimizdir. Bu nedenle bakımlarını ihmal etmemek gerekir. Bu bölgelere özel bakım kreminizi kalın bir tabaka halinde sürün ve üzerini streç filmle kaplayın. On dakika beklettikten sonra streç filmi çıkarabilirsiniz. Aklınızda bulunsun Yüzünüze buhar banyosu yaparsanız cildiniz çok daha bakımlı görünür. 1 litre kaynar suyun içerisine 2 damla gülyağı damlatın. Üzerine eğilin ve 10 dakika buhar banyosu yapın.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz