Related Posts with Thumbnails



Reklamlar





    28/1/2010 · Kategori: Yasam- Saglik

     

    Bazı kişiler alışkanlık haline getirdiği saçın sık aralıklarla yıkanması ve köklerinin tırnakla kazınması, deride egzama hastalığı yapabiliyor

     

    Yağdan kurtulmak sık sık yıkamak için çözüm değil!


    Cildiye Uzmanı Alaaddin Atalık, çok sayıda kişinin yağdan kurtulmak için sacınızı sık aralıklarla yıkadığını dile getirdi. Bunun çok yanlış bir uygulama olduğunu ifade eden Atalık, ne kadar sık yıkanırsa yıkansın yağ bezlerinin saçı tekrar yağlandıracağını kaydetti.


    Yağlanmayı kamçılar


    Atalık, sık yıkamaya bağlı olarak yağlanmanın kamçılanacağını altını çizerek, "Saçı sık aralıklarla yıkamak doğru değil. Yağdan arındırılması için saçın her gün yıkanması deride tahribata ve kaşınmaya yol açabilir" dedi.


    Öte yandan, yıkama sırasında daha iyi temizlik amacıyla saç köklerinin tırnaklarla kazındığını söyleyen Atalık, bu şekildeki şiddetli tırnak uygulamasının deriyi tahriş edeceğini ve egzama gibi hastalıklara yol açabileceğini anlattı.


    Kıl kökleri tahriş olur


    Ayrıca, kıl köklerinin de tahriş olacağını ve kuruluğa bağlı olarak kaşınmanın artacağını söyleyen Atalık, "Saçın haftada 3 kez yıkanması gerekir. Saç derisinde sürekli görülen kaşınma nedeniyle bazı kişiler, saçın yağlandığını düşünerek yıkamaya yöneliyor. Bu düşünceden vazgeçilmeli" diye konuştu.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz



    28/1/2010 · Kategori: Yasam- Saglik

     

    Yüzünüze Hangi kaş modeli, yüzünüze hangi anlamı verir?

     

    Yüzünüze ve bakışlarınıza en güzel yakışan kaş şeklini bulmak için aynanın karşısına geçin ve kaşlarınızı şekillendirmeye başlayın.


    Kaşlarınızın biçimi gözlerinizin ve bakışlarınızın anlamını bütünler. Çok ciddi çok masum yada çok çocuksu. Yüzünüze ve bakışlarınıza en çok yakışan kaş şeklini bulmak için aynanın karşısına geçin ve kaşlarınızı şekillendirmeye başlayın.


    Elinize bir kalem alın. Burun deliklerinizden birinin yan tarafından kalemi yüzünüze dik gelecek şekilde tutunuz, kalemin ucunun geldiği yer kaşınızın ideal başlangıç noktasıdır. Daha sonra kalemi oynatmadan kaşınızın üzerinden çapraz şekilde şakağınıza kadar götürünüz. Burası ise kaşınızın ideal bitme noktasıdır. Kaş kavisinizi ise bu sınırlar arasında kendiniz belirleyebilirsiniz. Eğer kaşlarınız kısa ise ve ideal kaş bitim noktasına kadar uzamıyorsa uygun bir kaş kalemi ile kuyruğunu uzatabilirsiniz.


    Kaş şekilleri


    Gözlerinizi daha büyük göstermek ve göz çukurunuzu gölgeleyebilmek için aşağıdaki gibi kaşlarınızın kıvrımını daha bariz bir şekilde belirginleştirmeli ve burnunuzun iki yanından kaşlarınızı alarak kaş aralarını açmanız gerekir.



    Kavisli ve yay biçiminde kaş kadını çekici ve alımlı gösterir.



    Yüzünüze ve bakışlarınıza ciddi ve sert bir anlam kazandırmak istiyorsanız aşağıdaki üçgen kaş biçimini deneyebilirsiniz.



    Ark biçimindeki kaş yüzünüze ve bakışlarınıza sürprizli ama aynı zamanda cilveli bir anlam katar.



    Kaşlarınızın ucunu aşağıya doğru uzatırsanız yüzünüz ve bakışlarınız saf bir görünüm alır.



    Kaşlarınızı yüzünüze uygun şekilde aldıktan sonra bir kaş fırçası ile yukarıya doğru fırçalayınız. Daha sonra çok koyu olmayan bir kaş kalemi ile hatlarını belirginleştirin. Düzgün alınmış ve şekle sokulmuş kaşlar yüzünüzü aydınlatır ve sizi daha güzel gösterir.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz



    28/1/2010 · Kategori: Yasam- Saglik

     

    Yakışıklı ve düzgün bir erkekle tanışıp onunla ciddi bir ilişki kurabileceğinizi düşünürsünüz ama?

    Birkaç hafta boyunca her şey çok güzel devam eder. Yemeklere çıkar, güzel iltifatlar duyar ve gün içinde ondan birbirinize eğlenceli mesajlar atarsınız. Ama sonra birden her şey bıçak gibi kesilir. Aramayı keser, mesajlarınıza cevap vermez ve sizinle bir daha görüşmemesini saçma sapan sebeplerle açıklar. Çantanızın kolunuzdan çalınmasına nasıl kapkaç deniliyorsa, buna da ilişki kapkaçı diyebiliriz. Böyle bir durumda kendinizi hayal kırıklığına uğramış ve bir kurban gibi hissetmeniz ise çok normal. Şimdi isterseniz bir örnekle devam edelim...

    Sezen, Kaan'la İstanbul'da popüler bir gece kulübünde tanıştığında güzel bir ilişki yaşanacağına inanmasa da, Kaan zaman içinde tüm önyargılarını yıkmayı başardı. Aslında Sezen'in uzak durmaya çalışmasının sebebi, ayrı şehirlerde yaşamalarıydı. Tabii Kaan bunu pek de kafaya takmıyordu. Nasılsa telefon ve internet vardı. Eğer birbirlerinden yeterince hoşlanıyorlarsa, ilişkiyi sürdürebilirlerdi. Her gün yapılan telefon görüşmeleri ve aldığı güzel mesajlar Sezen'i de güzel bir şeylerin yaşanacağına ikna etmişti. Bir de üstüne İstanbul'da iş bulunca her şey tam istediği gibi ilerlemeye başladı ve İstanbul'a taşındı. Yeni bir iş heyecanına yeni bir aşkın dayanılmaz çekiciliği de eklendi. Ama İstanbul'a yerleştikten kısa bir süre sonra Kaan'ın tavırları değişmeye başladı. Daha az arıyor, telefonunu açmıyor veya mesajlara geç cevap yazıyordu. Her şey için bir bahanesi vardı. Sezen, sıkıntısını saklamayıp yüzleşmek istediğinde kıskanç bir kadın olmakla suçlandı. Bu konuşmadan sonra işler iyice kötüye gitmeye başladı ve Kaan aramayı tamamen kesti. Sezen'in ilişkiyi kurtarmak için verdiği için çabalamasına cevap bile vermedi. O aşk dolu adam birden ortadan kaybolmuştu.

    Çaresizlik Çağı

    Bu örnekten sonra erkeklerin neden kaçtığını sorgulamaya başlayabiliriz. Uzmanlar, bu konuda suçu biyolojiye atıyor. Kadınlar, çocuk sahibi olmak için durmadan biyolojik saatlerini kontrol ediyorlar. Dolayısıyla yaşları ilerledikçe bir partner bulma konusunda üzerlerinde daha yoğun bir baskı hissediyorlar ve sırf birisiyle evlenebilmek için zamanla standartlarını düşürüyorlar. Erkeklerin öyle bir derdi olmadığından, kaçmayı kendilerine verilmiş bir hak olarak görüyorlar.

    Bir ilişkinin ilerleyip gelişmesi konusunda özellikle 20'li yaşların sonundaki erkekler kadınlardan daha şanslı. Çünkü (hiç adil değil biliyoruz ama) erkekler yıllar geçtikçe daha çok seçenekle karşılaşıyor. Yani genç kadınlar arasından seçim yapabiliyorlar.

    Kadınlar genellikle genç yaşta evlenmek istiyor. Ama çoğu genç erkek için bu pek de önemli değil. Onların hayattan istedikleri çok daha farklı şeyler var ve aile kurmak o uzun listenin alt sıralarında yer alıyor.

    Durun!!! Arkanızdan kovalayan varmış gibi hemen evlilik hayalleri kurmayın. Bu durum karşınızdaki erkeği sizden bir anda soğutabilir.

    Peki erkekler neden ayrılmak istediklerini söylemek yerine aniden ortadan kaybolmayı seçiyorlar? Güvenilmez Erkeğin İtirafları (Cad: Confessions of a Toxic Bachelor) kitabının yazarı Rick Marin, iki cinsiyet arasındaki komik farka dair örnekler veriyor. New York'ta yaşadığı ilişkileri heyecan bittiği anda sonlandıran yazar, kadınların, erkekleri numara yaptıkları için suçlarken aslında kendilerinin tıpkı bir Ferrari gibi ciddi bir ilişkiye fazlasıyla hızlı bir çıkış yaptıklarını söylüyor ve "Peki bu durumda kim daha sahte?" diye soruyor.

    Uzmanlar, yeni tanıştığınız bir erkeğe duygusal olarak çok fazla bağlanmamanız konusunda uyarıyor. Onu ciddi bir ilişki için zorlamanın ters tepkiye sebep olacağını da ekliyorlar. Erkekler, kısa bir sürede ilişki rayına oturmaya başladığında, bir şeylerin ters gittiğini düşünmeye başlıyorlar. Bunun sebebi ise, hiçbir şey için acele etmek istememeleri. Kadınlar daha ilişkinin başında her şeyi feda edebileceklerini belli edince kaçıyorlar. Çünkü karşılarındaki kadının mutlu edilme ihtiyacını nasıl karşılayabileceklerini bilmiyorlar. İlişki için istekli olduğunuzu belli ettiğiniz zaman sizin hakkınızdaki düşünceleri aniden değişebiliyor.

    Çoğu kadın, aşık olup kendisini kaybetmek istediğinden beyinlerinin mantıklı tarafı çalışmamaya başlıyor ve karşılarındaki erkeğe körü körüne güveniyorlar. Sadece yüzeydekilere konsantre olduklarından dolayı daha ilişkinin çok başlarında taviz veriyorlar.

    Psikolog Doktor Juanita Kritzinger "Genel olarak kadınlar daha kısa sürede bağlanıyor. Kadınların sınırları çok fazla zorlaması da ortaya tehlikeli bir durum çıkarıyor" diyor. Bu konuda erkeklerden bir şeyler öğrenebilirsiniz: Rahatlayın, hayatınıza odaklanın ve geleceğe kafayı takmak yerine günün getirdiklerini olduğu gibi kabul edin. İlişkiniz konusunda ne kadar rahat olursanız, karşınızdaki erkeği kendinize o kadar bağlarsınız.

    Nasıl Başa Çıkılır?

    Eğer gittiyse gitmiştir. Size cevap yazmıyorsa, boş verin gitsin. Ortadan kaybolmasının sebebi sadece zamana ihtiyaç duyması olabilir. Eğer sessizlik devam ediyorsa bir süre üzülmenizin zararı yok ama yas tutmayı abartmayın. Yaşadığınız şanssızlığı deneyim olarak düşünün ve yolunuza devam edin. Yaşadıklarınızın sizinle ilgisi olmadığını bilerek hayal kırıklığını engelleyebilirsiniz. Başınıza gelenlerin sizin suçunuz olduğu fikrini unutun. Bu bir yanılsamaydı. En önemlisi bir felaketten kıl payı kurtulduğunuzu düşünün.

    Hem böyle dengesiz ve güvenilmez bir adamla nasıl bir geleceğiniz olabilirdi ki?

    Rahatlayın, hayatınıza odaklanın ve geleceğe kafayı takmak yerine günün getirdiklerini olduğu gibi kabul edin. İlişkiniz konusunda ne kadar rahat olursanız, karşınızdaki erkeği kendinize o kadar bağlarsınız.

    YENİ BİRİYLE TANIŞTIĞINIZDA;

    Hislerinizi kontrol altına alın.

    Ne kadar zor gözükse de, ayaklarınızı yere sağlam basın. Eğer kendinizi kaptırırsanız, birden ortadan kaybolduğunda hayatınız paramparça olmuş gibi hissedebilirsiniz.

    İletişim yollarını açın.

    Daha ilk başından şu anda nasıl bir ilişki istediğini ve nedenini sormaktan çekinmeyin. Eğer bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyorsanız sorunun ne olduğunu anlamaya çalışın.

    Hiçbir şey için acele etmeyin!

    Bir insanı tanımak uzun zaman ister. Eğer kısa sürede onun için en mükemmel kadın olduğunuzu söylerse kendinize şu soruyu sorun: "Hakkımda ne kadar şey biliyor? Acaba benim yerime, kafasında canlandırdığı hayali bir kadına mı aşık oldu?" İlişkiniz hızlı ilerliyorsa dikkatli olmakta fayda var.

    Cinsel yakınlıkla aşkı birbirine karıştırmayın.

    Erkeklerle kadınlar bu konuda birbirinden ayrılıyor. Siz sekse çok duygusal olarak yaklaşırken o sizinle aynı düşünceyi paylaşmayabilir. Sizinle yatağa girmemesini de kötüye yormayın. İşleri yavaştan almak istiyor olabilir.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz



    28/1/2010 · Kategori: Magazin

     

    Ünlü şarkıcı Gökhan Özen ile CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen in kızı Selen Sevigen evlilik kararı aldı.

    Magazin camiasının konuştuğu aşk evlilik yolunda! Ünlü Pop şarkıcısı Gökhan Özen ile CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in televizyoncu kızı Selen Sevigen'in aşkı geçen hafta magazin âlemine bomba gibi düşmüştü.

    Bir arkadaş toplantısında tanışan ve yaklaşık 8 aydır birlikte olan ikili, ilişkilerini resmileştirmek için ilk adımı 14 Şubat'ta atacak...

    AİLELER İYİ ANLAŞTI

    Gökhan Özen ile Selen Sevigen, Sevgililer Günü'nde nişanlanacak. Four Seasons Hotel'de gerçekleştirilecek nişan törenine ikilinin aileleri ve yakın dostları katılacak. Özen ile Sevigen yazın da nikâh masasına oturacak. Gökhan Özen, "Çok mutluyum, güzel bir birliktelik yaşıyoruz. Aileler de birbirini tanıdı ve çok iyi anlaştı" diyerek en yakın zamanda baba olmak istediğini açıkladı.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

« Önceki Yazılar :|: