Related Posts with Thumbnails



Reklamlar





    23/12/2009 · Kategori: Yasam- Saglik

     

    Düğün dansınızın harika olmasını istiyorsanız, Hande Kayacık Dance Company nin ilk dans kursu tam size göre.

     

    Düğün törenlerindeki en baş sahnesi: Kalabalığın karşısına çıkan gelin ve damat yarı panik, yarı şaşkınlıkla el ele tutuşur ve sallanırlar. 'Hande Kayacık Dance Company' tüm çiftlerin kabusu olan ilk dansı unutulmaz bir deneyime çeviriyor. Sadece nişanlı çiftlerin katılabildiği 'ilk dans kursu'nun eğitmeni Hande Kayacık'la konuştuk.

    Düğün dansı kursu açma fikri nasıl ortaya çıktı?

    Gelin ve damatların sağa sola sallanarak bir şeyler yapmasına çok üzülüyorum. Mesleğim gereği böyle şeylere çok dikkat ederim ister istemez. Böyle özel bir günde, ilk dansta, bütün gözler çiftin üzerindeyken, daha estetik ve uyumlu bir görüntü vermek gerekmekte. Bu düşünceyle 'düğün dansı' markası da ortaya çıkmış oldu.

    Heyecandan öğrendiği dansı unutanlar oluyor mu?

    Bir yılda yaklaşık 250 kişi evlendiriyorum, şu ana kadar öyle bir şey olmadı. Çünkü ezberletmek yerine öğretmeyi tercih ediyorum. Böylece dansdans bir hobiye dönüşmüş oluyor.

    Hangi dansları öğretiyorsunuz?

    Dans türü müziğe ve gelinlik modeline uygun seçiliyor. Ben çiftlere zarif, etkileyici ve öğrenmesi kolay olan slow dans veya rumba dansını öneriyorum. Sıkı çalışmayı göze alan çiftler, gelinlik modeli de uygunsa vals de yapabilirler.

    Kursta bir gün nasıl geçiyor?

    Önce dans etmeyi öğretiyorum, sonra da koreografi. Çünkü ezberlenen hareketler o günün heyecanıyla çabuk unutulabiliyor ya da yapmacık durabiliyor. Ben dans eden çiftlerin sanki 40 yıldır bu işi biliyorlarmış da o gece lütfedip dansa kalkmışlar edasında olmalarını istiyorum. Bu yüzden ilk dersler teknik ağırlıklı geçiyor. Dansın temelini, adımları, dönüşleri ve figürleri öğretiyorum. Sonra dans koreografisi... Son derste de çiftin sahneye girişinden çıkışına kadar tüm detayları prova ediyoruz. İsteyen çiftlerle bu provayı düğün mekanında da yapabiliyoruz.

    Müzikleri neye göre seçiyorsunuz?

    Çiftlerin seçtiği müziklerin uygun olup olmadığına bakıyorum önce. Eğer birşey seçmedilerse, en güzel düğün dansı şarkılarından oluşan bir CD veriyorum onlara.

    İlk dansla ilgili çiftlere özel tavsiyeleriniz var mı?

    Düğün günü gelinliği giydikten sonra DJ ve fotoğrafçıyla birlikte müzikli prova yapın. Mutlaka gülümseyin. Gülümsedikten sonra kimse hatayı fark etmeyecektir.
    Adres: Karahasan Sokak Başoğlu Apt. No:6 D.1 Balmumcu
    Tel: 0212 288 10 02
    www.dugundansi.com

    Bu sezonun en popüler düğün şarkıları
    Ana Gabriel - Historia D'un Amour
    Andy Williams - Can't Take My Eyes Off Of You
    Elvis Presley - Always On My Mind
    Kutsi - İlan-ı Aşk
    Ferhat Göçer - Cennet
    Zuhal Olcay - Pervane

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz



    23/12/2009 · Kategori: Yasam- Saglik

    5 adımla Yeni yıla girerken güzelliğinize güzellik katacak.

     

    Yeni yıl yepyeni kararlar almak ve uygulamak için harika bir fırsat. Kırışıklıklarınızın önüne geçebilir, sağlıklı saçlara kavuşmak hiçte zor değil.

    Bugün, aldığınız yeni kararları hemen uygulamaya başlayın. Böylece yeni yılla birlikte çok daha güzel bir vücudunuz, kusursuz bir cildiniz olabilir. Hayallerinizin gerçek olması için kural çok basit: hedeflerinizi belirleyin, uygulayın ve asla yılmayın!

    'Güzel gözlerim olacak'
    Yatmadan önce makyajınızı çıkarın: Kirpiklerinizin kırılmaması için sürdüğünüz rimelin mutlaka yatmadan önce temizlenmesi gerekiyor. Bir parça pamuğa göz makyajını çıkaran jel sürün. Göz kapaklarınıza hafifçe bastırarak kirpik uçlarınıza doğru silin. Her gün bakım şart: Gözleriniz 25 yaşından itibaren kırışıklık giderici kremlere ihtiyaç duymaya başlar. Göz çevrenize hafif vuruşlarla göz kreminizi yedirin.


    'Hiç kırışığım kalmayacak'
    Gözeneklere kadar tertemiz bir cilt: Sabah ve akşam saatlerinde cildinizi kirden mutlaka güzelce arındırmanız gerekir. Aksi halde cildinizin yenilenme süreci yavaşlar ve yaşlanma belirtileri zamanla gözle görülür hale gelir. Bunun için haftada bir kez olmak üzere peeling yapmanız gerekir.

    'Karnım dümdüz olacak'
    Çatlaklara veda zamanı: Çatlaklara özel bakım ürünleri ve masajla, yıllardır kurtulamadığınız çatlaklarınızla bu yıl vedalaşabilirsiniz.

    Yağlı bölgelere çimdik masajı: Çimdik masajı karın bölgesini sıkılaştıran harika bir yöntem. Vücut yağınızı sürdükten sonra canınızı hafif acıtacak şekilde minik çimdikler atın. Karın bölgenizin tümü hafif kızarana kadar devam edin.

    'Sıkı bir vücudum olacak'
    Sorunlu bölgelere bakım: Sabahları alınan 'soğuk-sıcak duş tekniği' kan dolaşımınızı hızlandırır ve dokuları sıkılaştırır. Ama işe yaraması için hiç aksatmadan her sabah uygulamanız gerekiyor. Bunun için sıcak suyla duşunuzu aldıktan sonra soğuk suyu yukarıdan aşağıya doğru vücudunuzda yavaşça gezdirmeniz gerekiyor. Vücudunuzdaki değişimi kısa sürede hissedeceksiniz.
    Canlandırıcı masaj: Kalça, basen ve bacaklardaki selülitlere karşı masaj eldiveniyle sorunlu bölgeleriniz üzerinde dairesel hareketler çizin. Bu şekilde lenf akışı hızlanır ve sonrasında süreceğiniz anti-selülit kremleri daha çok etkili olur.


    'Şımartan bakımlar yapacağım'
    Rüyaya dalma zamanı: Sıcacık bir banyo, dinlenmenin ve gevşemenin en iyi yoludur. Suyun içerisine besleyici banyo köpüğü katın ve kendinizi içine bırakın. Siz renkli rüyalara dalarken teniniz de ipeksi bir güzelliğe dalsın.

    Güzellik paketi: Boyun ve dekolte bölgemizi bakım yaparken unuturuz. Yılların ne kadar çabuk geçtiğini en çok hatırlatan da bu bölgelerimizdir. Bu nedenle bakımlarını ihmal etmemek gerekir. Bu bölgelere özel bakım kreminizi kalın bir tabaka halinde sürün ve üzerini streç filmle kaplayın. On dakika beklettikten sonra streç filmi çıkarabilirsiniz. Aklınızda bulunsun Yüzünüze buhar banyosu yaparsanız cildiniz çok daha bakımlı görünür. 1 litre kaynar suyun içerisine 2 damla gülyağı damlatın. Üzerine eğilin ve 10 dakika buhar banyosu yapın.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz



    23/12/2009 · Kategori: Yasam- Saglik

     

     

    Siz Anne adaylarını size çok özel bilgiler...

     

    Hamileler yeni anne olanlar bu haberi çok dikkatli okusunlar...

    Bebeğini kucağına almanın heyecanı özellikle ilk çocuk için birçok duyguyu aynı anda yaşatıyor annelere. Heyecan, sevinç, korku, endişe, sahiplenme, keyif, mutluluk, neşe, belki ağrı veya yorgunluk bu kadar farklı duyguyu aynı anda yaşarken aslında düşünülmesi gereken en önemli şey anne sütü. Bebeğe ilk altı ay anne sadece anne sütü vermek çok ama çok önemli. Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler için sizlere pratik öneriler hazırladım.


    Anneler yeterli sütleri olmadığını varsayıyorlar


    Bazen yeni anneler eğer bebek çok ağlarsa yeterince süt alamadığını düşünüp mama vermeye başlıyor. Yeni doğan bebeğiniz 0 - 6 aylık dönemde ayda 600 - 1000 gram arasında alıyorsa endişe etmeyin. Bu değer yeterli ve dengeli beslenip, sağlıklı büyüdüğü anlamına gelir. Mama başlamadan önce mutlaka hekim veya beslenme uzmanınıza danışın.


    Bu dönemi yanlız geçirmeyin


    Bebeği büyütmek için evde yalnız bırakılan annelerin emzirmede başarısız oldukları görülüyor. Çünkü kendini mutlu ve güvende hisseden anne daha huzurlu bir emzirme gerçekleştiriyor.


    Anneler toplum içinde emzirmekten rahatsız olabilirler:


    Bazı anneler toplum içinde emzirirken rahat olmadıkları için süt verimi bundan etkilenebilir evde süt sağıp dışarıdayken biberonla vermek veya gittiğiniz yerlerde sessiz ve sakin bir mekan olup olmadığını sormak çözüm olabilir.


    Anneler kolostrum sütü görünce panik oluyorlar:


    Bazı anneler doğum sonrası çok fazla süt olacağını bekleyebiliyorlar. Ancak tam doğum sonrası ilk gelen sütü (kolostrum-ağız sütü) görünce hayal kırıklığı yaşıyorlar. Bu, konsantre ve besin açısından oldukça zengin bir sıvıdır. Az miktardadır ama yeni doğmuş bebekler için mükemmeldir.


    Emzirme döneminde aklınızda bulunsun!


    Vücudunuz 1 mililitre süt salınımı için yaklaşık 7 kalori harcar bu da kolay kilo vermenizi sağlar. Dengeli beslenin ancak diyet yapmayın.


    Protein yeterli miktarda alınmalıdır. Özellikle balık haftada en az iki kez tüketilmelidir.


    B12 vitamini süt verimliliği için önemlidir. En iyi kaynağı ise, yağsız kırmızı et ve yumurtadır.


    Kalsiyumun yeterli alınması, annenin kemik sağlığı için önemlidir.


    Kadınlardaki osteoporoz riski unutulmamalıdır.


    Folik asit gebelik döneminde olduğu kadar, emzirme döneminde de önemlidir. Yeşil yapraklı sebzeleri bol yemek gerekir.


    B vitamini tüketimi de yeterli olmalıdır. Bunun için tam buğday, bulgur ve kurubaklagiller tercih edilebilir.


    Magnezyum ve çinko her kadın için yaşamın her döneminde önemlidir. En iyi kaynaklarından biri ise fındıktır.


    D vitamini anne sütünde yeterli değildir. Bebeğe yapılan takviyeye rağmen, güneşli havalarda her gün 15 - 20 dakika açık havaya çıkarmak, bu vitaminin sentezi için faydalı olur.


    Kompostolar şekersiz hazırlanabilir. Bunun için meyvelerin doğal şekeri yeterlidir.


    Demir eksikliğiniz varsa, meyve sularına pekmez veya kuru üzüm ekleyebilirsiniz. Basit şeker tüketmeniz gerekli değildir.


    Süt protein, karbonhidrat ve kalsiyum açısından ideal dengeye sahiptir ve emzirme döneminde süt tüketmeye özen göstermeniz gerekir. Gaz yaparsa, laktozsuz sütleri tercih edebilirsiniz. Probiyotik ve prebiyotikler de kullanılabilir.


    Bilimselliği kanıtlanmasa da soğan, ısırgan otu çayı ve malt, süt salınımına genelde pozitif etki yapmaktadır

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz



    23/12/2009 · Kategori: Yasam- Saglik

     

    Gelişen teknoloji ve internet ağının hızla ilerlemesi sonucunda insanlık artık yeni bir sosyal problemle karşı karşıya.

     

    Bilgisayar ve Internet bağımlılığı. Bilgisayarın bağımlılığa sebep olup olmadığı, bilimsel çevreler arasında da tartışma konusu oluyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz anne ve babaların bu konuda çok dikkatli olmaları gerektiğini söyledi ve konuyu değerlendirdi.

    Bilgisayar baımlılığı nedir?

    Günümüz çağında bilgisayarlar hayatımızın vazgeçilmezi haline geldi. Ancak yaşamımıza kattığı kolaylıkların yanı sıra olumsuz sonuçlarını da görüyoruz. Çocukların bilgisayar kullanımında doğru alışkanlıklar geliştirmesi için anne babaların konuya dikkat etmesi gerekiyor. Eğer çocuğunuzun bilgisayar başında geçirdiği süre giderek artıyorsa, başka bir işle meşgulken bile bilgisayarı özlüyorsa, sizi ve arkadaşlarını dikkate almıyorsa, başka faaliyetleri önemsemiyorsa, sırt, bilek, baş ağrısı gibi fiziksel sıkıntılar yaşıyorsa bağımlılıktan söz edilebilir.

    Oyun veya Chat
    Günümüzde her çocuğun, gencin, "chat" yapma, bilgisayar oyunu oynama ve internette gezinme nedenleri birbirinden farklı olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Yavuz ergenler ve çocukların sanal ortamda kurulan arkadaşlıkları çekici bulmalarının sebeplerini ise şöyle anlatıyor;

    "Her şeyden önce sosyal ortam sunuyor; özellikle ergenlere bir gruba ait olduklarını hissettiriyor. Ergenler, üye oldukları gruplar içinde yerleri olduğunu hissediyor. Günlük yaşamda iletişim kurmada ve sosyal ortamlara katılmada güçlük yaşayan ergenler, bu gruplar içinde onaylandıklarını, kabul edildiklerini hissediyor.-

    -İletişim kurmada kolaylık sağlıyor; Bilgisayar, günlük yaşamda kolay iletişim kuramayan çocuk ve ergenelere, iletişim kurma ve birçok kişiyle tanışma olanağı sunuyor. Ergenler sanal ortamda kendilerini daha kolay ifade edebiliyor.-

    -İnsanlarla daha yakın ilişkiler kurmayı sağlıyor; İnternetin sunduğu iletişim olanağı, çocukları ve ergenleri günlük yaşamda olduğundan daha çok yakınlaştırıyor. Ergenler bu ortam içinde içlerinden geldiği gibi iletişim kurup yakınlaşıyor.-  
    -Çocuğun ya da ergenin olmak istediği kişi gibi davranması; İnternet aracılığıyla hayallerdeki kişi olmak çok kolay. Ergenler, sosyal ilişki kurmada zorlanıyor, utangaç ya da kendine güvensiz olsalar bile, internet ortamında olmak istedikleri kişi gibi davranabiliyorlar.-
    -Gerçeklerden kaçmayı sağlıyor; Bilgisayar oyunları ya da internet üzerinden sunulan içerik çok renkli, hızlı, görsel ve işitsel efektler tarafından zenginleştirilmiş olduğu için, çocuğun ya da ergenin bilgisayar başında keyifli ve uzun zaman geçirmesine yardımcı oluyor. Bu da günlük sıkıntılar ya da sorunlardan uzaklaşmak isteyen çocuk ve ergenleri bilgisayar başına çekiyor

    Aile kontrolü şart

    Dr. Mehmet Yavuz ''bilgisayar ve internet bağımlısı'' çocukların ailelerine ise şu önerilerde bulunuyor;

    -   Sanal yerine doğal aktiviteler tercih edilmeli, çocuklarınızı arkadaşları ile doğal yollardan görüşmeleri için yönlendirebilir, onlara yeni olanaklar yaratabilirsiniz.
    -    Spor aktivitelerine zaman ayrılmalı, spor, çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimleri için son derece gerekli bir aktivitedir.
    -    Arkadaşlık ilişkileri desteklenmeli, çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerini desteklemelisiniz ve var olan arkadaşlık ilişkilerini sürdürmesi, yeni arkadaşlık ilişkileri kurması için onu yüreklendirmelisiniz. Çocuğunuz, bilgisayarda çok uzun ve gereksiz zaman geçirmek yerine arkadaşları ile olmayı seçecektir.
    -    Sosyal beceri eğitimi verilmeli, çocuklar, kendi akran grupları içinde iletişim kurmaya özendirilmeli. Eğer çocuk iletişim kurmada, iletişimi başlatmada ve sürdürmede güçlük çekiyorsa, sosyal beceri eğitimlerinden faydalanılabilir.
    -    Uzman yardımı alınmalı, Bunları yaptığınız halde çocuğunuzun giderek bilgisayar oyunlarına, bilgisayarda sohbet etmeye bağımlı bir hale geldiğini gözlüyorsanız ve bu durum çocuğunuzun okul başarısını, sosyal yaşamını olumsuz etkiliyorsa, bir uzmandan yardım alabilirsiniz.
    -    Bilgisayar ve internette geçirilen zamanın sınırlandırılması, bilgisayarın herkesin bulunduğu bir odaya konması gibi basit önlemler de çocuğunuza etkili bilgisayar kullanma alışkanlığı kazandırmaya yardımcı olabilir".

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

« Önceki Yazılar :|: